Zoundry Raven

Az önce arayıp bulduğum bir blog editörü. Masaüstünden kolaylıkla blog yazılarınızı okuyup, düzenleyebildiğiniz, yeni yazılar oluşturabildiğiniz bir program. Bu tarzda bir çok program vardır herhalde. Ama, hem açık kaynak, hem bedava, hem de gayet kullanışlı olması beni cezbetti.

Yalnız, hala amacıma ulaşamadım. Blog yazılarında kod parçalarını özel olarak gösterebilen eklenti vs. bilen varsan söyleyiversin.

Zoundry Raven

Reklamlar

TCPView

İçerisinde soket programlama barındıran program yazanlar için büyük problemdir halihazırda bağlı olan porta bağlanmak istemek. Bazen programınız ısrarla o porta bağlanmak istemez. Cevap bellidir: “x portu kullanımda!”. Çoğu zaman sinir etmiştir beni bu durum.

Windows için harıl harıl kullanılan portları gösteren bir program aramışımdır. Komut satırından halihazırda görülebiliyor ama görselliği çok iyi olmadığı ve kullanımı çok kolay olmadığı için sevmiyorum. Bunun üzerine yeni bir program keşfettim: TCPView. Microsoft’un küçük programcığı, halihazırda bağlantıların hangi program tarafından, hangi portlar kullanılarak yapıldığını, karşı tarafın IP’lerini gösteren şükela bir programcık. Tamam tamam hakkını yedim, gayet de program. Basit ve kullanışlı bir arayüzü de var. Tavsiye ederim…

Beyond Hell / Above Heaven

Severek dinlediğim grup Volbeat’in yeni albümü Beyond Hell / Above Heaven kısa süre önce çıkmış. Kendileriyle Sonisphere Festival’de tanışmıştım (Yüzyüze tanışma değil tabii ki 🙂 ). O günden beri de albümlerini severek ve keyifle dinliyorum. Yeni albümlerine şuradan göz atabilirsiniz. Yine kendi tarzlarında, leziz müzikler yapmışlar. Tavsiye ederim. Tabii önceki albümlerini de…

Fringe

Aslında çok fazla sayıda dizi takip eden birisi değilim. Ama severek başladığım dizileri, sonralarda saçmalasa bile kolay kolay bırakamıyorum. Buna en güzel örnek Heroes‘tur. Başlangıç sezonu çok iyi olan, ama gitgide performansı düşen, hatta sonlara doğru iyice saçmalamaya başlayan diziyi son bölüme kadar izlemiştim. Ama tüm izlediklerim de bu örnek gibi değil tabii ki. Başından beri severek izlediğim ve hala keyif aldığım iki dizi var. Supernatural ve Fringe. Supernatural’a başka bir başlık da değinirim. Bu başlıkta Fringe’e değinmek istiyorum.

Dizinin yapımcısı J.J. Abrams. Kendisi Lost‘un da yapımcısı olur (İtiraf ediyorum dizinin bir bölümünü bile izlemedim 🙂 Sebebi de aşağıda belirteceğim sebep: Tamamen başlamaya üşenmek 🙂 ). Bu biraz fikir verir heralde dizi hakkında.

Oyunculuk ve konu anlamında kesinlikle çok kaliteli bir yapım. Bunu farklı diziler izledikçe rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Hemen tüm oyuncular işini çok iyi yapıyorken, başroldekiler ayrı bir güzellikte. Olivia Dunham, Peter Bishop ve özellikle Dr. Walter Bishop karakterleri rollerinin hakkını oldukça iyi veriyorlar. Walter karakteri çok keyifli 🙂

Dizi şu an 3. sezonunda. Birkaç sezonu geçirmiş (ki aslında 3 sezon çok değil) dizilere başlamakta üşengeçlik yaşamıyorsanız (ki ben çok yaşarım 🙂 ), kesinlikle başlayıp izlemenizi tavsiye ederim. Verdiğiniz zamanı keyif olarak fazlasıyla alacağınız bir yapım.

1

Uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü (tamamen tembelliğimden) gerçekleştiremediğim blog oluşturma işini bugün itibariyle gerçekleştirmiş bulunuyorum. Hayırlı olsun benim için. Elimden geldiğince, tembelliğimi yendiğimce bin parçaya bölünmüş kafamdan birşeyler yazmaya çalışacağım (şans dileyin). Zamanla zevklerim, düşüncelerim, bilgilerim doğrultusunda blog şekillenecek. Oradan, buradan, şuradan, bildiklerimden yazmaya çalışacağım.

Blog kavramı benim için gitgide daha anlamlı bir hal almaya başladı. Zira son zamanlarda basın, yazarlar, yorumcular okunamaz, dinlenemez hale gelmeye başladı. Yazılı, görsel basından neredeyse tamamen vazgeçmiş haldeyim. İhtiyaçlarımı (artık neyse onlar) bloglardan görüyorum (iyi de yaptığımı düşünüyorum). Daha samimi, daha yansız olduğu için de gitgide daha takip edilir hal alacağını düşünüyorum blogların. Bu konuyla ilgili şimdilik bu kadar yazayım. İleride yazacağım bir yazının konusu da bu oluversin.

Giriş konusunda hep zorlanmışımdır. Çok fazla uzatmayayım en iyisi.

Devam etmek üzere…

Not: Resim, Stephen King’in The Dark Tower(Kara Kule) serisinden alınma bir resimdir. Kendinsine ve seriye büyük sevgi ve saygım vardır. Tavsiye de ederim. Edinin ve okuyun.